Çarparım Haa!

Çocuk zırlaması, ev halkının her halta karışması, sıcağın bunaltması, hayatın sarpa sarması, bir insanın cinnet geçirmesi.

Bu zincir böyle gidiyor sanırım.

depressive mode: activated


O kadar depresifim ki agresif bile olamıyorum. Birazcık halim olsa... Kafamı yastıktan kaldıramıyorum. Ama bir yandan da uykusuzluktan öleceğim. Evde ses gece bile eksik olmadığı için günlerdir adam gibi uyuduğum 2-3 saatten fazla süre hatırlamıyorum. Yoruldum ve ortalıktan uzaklaşmam gerekiyor. 3-5 gün bir tura ya da bir yerlere falan mı kaçsam diyorum ama göndermiyorlar da. Of.

Vurdumduymaz ve Keyifli Bir Yazı

Mmmm, çikolata... Olsa da yesek!

Böyle pozitif anlarda blog yazasım geldiğinde kendimi daha bir seviyorum. (Hani kan grubum B+ olsa anca o kadar pozitif olabilirim. :p Haftalar sonra içten gelerek iğrenç espri yapıyorum, gelişme var ruh halimde.) Ev taşıma, iki evi bir eve sığdırma zor zanaat sevgili okur. Yan yana iki daireyi tek daireye indirgemeye çalışıyoruz bir haftadır. Tabi bu işe bir sürü hasta teyze, anne, anneanne ve elini hiçbir şeye sürmeyen bir kuzen eklenince buyrun cümbüşe.

Haftaya da diğer kuzenim ikizleriyle "lazımlık eğitimi"ne geliyor. 10 kişi bir evin içinde, 2'si bebe. Oooh, gör şamatayı.

Onun dışında da epey sıkıntılıyım aslında okur, hayatın yine nanik dediği dönemlerden birini yaşıyorum. Ama artık derdi sıkıntıyı adam yerine koymamaya çalışıyorum. Baktım olmayacak, sadece sünger çekiyorum. Arada kötü oluyor ama genel olarak her şey güzel. Çok yüzeysel bir insana dönüşüyor muyum diye korktum en başta ama sonra silkelenip kendime geldim. Yüzeyselsem yüzeyselim, böyle mutlu olacaksam varsın olsun.

İnanılmaz bir bencillik baş gösterdi bir de. Artık negatif hiçbir şeyi gerçekten duymuyorum (bir iki kişi haricinde). Dinler gibi yapıyorum, arada kafa sallayıp onaylayan sesler çıkarıyorum genelde, ama çoğunlukla beynimin içinde gökkuşakları ve kediler oluyor. Vurdumduymaz, kendini beğenmiş gibi fikirler oluşmasın kafanızda. Ya kafayı yiyeceğim, ya da böyle. İşime "böyle" kısmı geliyor açıkçası. Hiç ilaçlarla milaçlarla "break down" yemiş beynimi toplamaya çalışamam. Oohh değmeyin keyfime. Bir de bu bilinçli yaptığım bir olay değil, beynim bildiğin kendini otomatik moda alıyor.

Tatil istiyorum artık. Şu lanet ev toplama işi bi bitse de gitsek şeklinde azami hız sınırında iş yapıyorum. Özlediğim insanlar var, bir arada vakit geçirmek istediğim insanlar var. Şaka maka başkasının vasıtasıyla bile tanışmış olsanız bazı insanlara çok alışabiliyormuşsunuz. Bir seneyi bir arada geçirince ister istemez arıyor insan. Öyle işte. Bir ya da birkaç sonraki yazımı güney kıyılarından yazıyor olmak dileğiyle, mutlu kalın...