eskilerle yeniden..

birinci geleneksel dil sınıfı pilavsız pilav günü yapıcaz. umarım vazgeçen olmaz, katılım şimdilik iyi görünüyor. güzel bir gün olacağa benzer.

1'de emral'in önünde. lalalala.

avea kalmadıysa turkcell..

karda kışta yiyecek bir iki parça şey ve kontör almak için dışarı çıkayım dedim. ortam güzel falan, her yer kar altında.

büfenin birine girdim ve dumura uğradığım şu konuşmayı yaptım.

-avea kontör var mı?
-yok abla kalmadı, turkcell vereyim?

anlayan beri gelsin.. !!??

Scorpions müziği bırakıyor !

Scorpions müzik kariyerini bitirme kararı almış efendim.

Son bir dünya turu ve ardından, finish çizgisini geçiyorlar. Tam tadında bırakacaklar.

22 Ağustos 2008 tarihli Türkiye konserlerinin afişi de buyrun burada. O sıralarda böyle konserlere sadece uzaktan -taaa Zonguldak'tan- bakıyordum.

Ama bana da yazık ya. Bari son turnede Türkiye'ye de gelsinler.

İki elim kanda olsa gideceğim. Nokta.

year after year out on the road
it's great to be here to see you all.

böhü ühü.

Şebnem Ferah Anatolia Showland Konseri

Şebnem Ferah'ın Ankara konserine gittim geçen. İlk canlı dinleyişimdi. Genelde uzun süreli dinlediğimde baya yoruyordu, o yüzden konsere biraz ön yargılı gittim.

Zaten bilet de davetiyeydi, özellikle seçtiğim bir konser sayılmazdı.

Şebo 2,5-3 saat aralıksız devam etti. Ama yorucu ve bunaltıcı değildi. Canlı dinlemek gerçekten farklı oluyormuş, çok da eğlenceli bir insan.

Kıssadan hisse, bir sonraki konserine de keyifle gidilir, hatta bileti kendim bile alabilirim. :D

ilginç bir mevzu


Bir Nejat Alperen gördüm sanki. Evet evet capcanlı gördüm Ankaray'da alt geçitlerden birinde, peşinden bile gittik biraz.

Tester'ların parasını mı isteseydim ki. 10 haftalık kabus.

Bugün proficiency'ye girdim. Sonuçlar 27 Ocak'taymış. Görcez bakalım.

okul bittiğinden beri..

Günlerdir öğlen 1 gece 12 arası yurda adım atmıyoruz. Ordan oraya gezmekten canımız çıkacak, sanki zorundaymışız gibi son Ego'ya kadar dışardayız.

Yarın da rahat yok. Güz yeterlilik sınavına gireceğim muhtemelen. Bakalım ne olacak.

Hayat zor.

Son zamanlardaki tek güzel olay; bursları aldık, oley. KYK'ya sevgi ve saygılar..

Dönem sonu falan..


Sınavlar bitter. Hatta belki ikinci dönem bölümüme bile geçebilirim. Achievement'a kaldı bütün iş. Hakkımda hayırlısı olsun, kararsızım ben hala. Valizleri toplama zamanı da yanaştı iyice. Ama evde internetim yok ne yapacağım 1 ay bilmiyorum.

Jetgiller'i izliyorum, keşke tüm bölümleri bulabileceğim bir site olsaydı; aramalarım sürmekte.

Eskileri özlüyorum arada, okul arkadaşlar falan.

City'de ilk kez bilardo oynadım sayılır bugün, Semih Saygıner'e rakip olarak mı geliyorum nedir. Mesela yani.

ankara'da süper bir yılbaşı vol.1


Kızılay'da ve Bahçeli'de başlayan gecemiz okul kantininde sonlanmak üzereydi. Sabah giriş en son 12'de dendiği için uslu uslu yurdumuza döndük, boynumuz bükük.

Biz yokken kantine rektör gelmiş, şeker çikolata dağıtmış, pasta kesmişler. Biz de şansımıza küserek oturduk. Ama o da ne? Kantinde canlı müzik yapan bir grup öğrenci. Bizden de kaçar mı? Hazırlık sınıfı grubu olarak ortamı coşturma görevini üstlendik. Çok da başarılı olduk. Sadece bizim grubun eşlik etmediği şarkıları söylemeyi bırakıyorlardı.. :D

Yeni yıla kantinde girmemizin ardından kantin kapandı. Kampüste bir tur bari atsak mı diye düşünerek izin almaya çalışırken güvenlik görevlileri "Sabaha kadar durabilirsiniz." dediler. Bir tur attık geldik. Yurdun önünde amfileri çıkarmışlar laptoptan müzik yayını yapıyorlar; kolbastı mı dersin, oyun havası mezdeke mi dersin, halay mı dersin.. Şimdi o kadar ortam hazırlamışlar, oynanmaz mı ah ah..

Gece odaya girdiğimde yorgunluktan ölüyordum.

Yeni yıl hoş geldin, güzel geldin. Güzel devam et, bozuşmayalım.

Herkese iyi yıllar.
Bir de piyango biletim var, zenginim galiba şu an.