Rus votkasını bilmem ama Rusça kafamı güzelleştiriyor

People high as shit, saying "p" is "r" and "m" is "t".

Yeni odama geçtiğimden beri hayat o kadar hızlı geçiyor ki yazamadım gitti. Bu yazının konusu Rusça. Başka yabancı dil alamayınca Rusça'ya kaldım. İlk hafta Kiril'i oluşturan ve kullananların kafalarının güzel olduğunu düşünüyordum, artık düşünmüyorum çünkü eminim. Sürekli kafaları güzel gezdikleri için düzgün bir dil oluşturamadan öylece kalıvermiş galiba.

El yazısı harfler farklı, matbaa harfleri farklı. Bir harf yazıyorlar, bizden farklı okuyorlar, kelime içinde tekrar değişiyor. Zorunuz ne gençler? Sayılar da Roma rakamı gibi değişiyormuş galiba, yuh diyorum. Ama en azından okumayı nasıl öğrendiğimi anladım. Harf harf okuyarak birleştirme çabası falan zor zanaat, çocukken zihin daha müsaitmiş herhalde. Hiç bu çabaları çektiğimi hatırlamıyorum.

Gözünü seveyim Fransızca'mın. Keşke 4. kuru almış olsaydım, şimdi 5, önümüzdeki dönem de 6'yı alır bu acıya son verirdim.

Ayrıca yılların matruşkasının Rusça'da "matriyoşka" olarak okunduğunu öğrenerek yıkıldım. Hoca "Aferin." falan anlamında "Haraşo" dedikçe de "iki ters bir düz" diyesim geliyor, ağzımdan kaçmasa bari.

My Birthday It Is

Yoda-vari bir giriş yaptım yazıma. Tastamam 21 yıl önce ben doğmuşum efendim. Artık Amerika'ya bile gitsem reşitim, gel gör ki hayatında ne değişti deseniz verecek bir cevabım yok. İçki desen çok hoşlanmam, Amerika'da mısın deseniz, kim kaybetmiş ben bulayım? Hiç gittin de bir yerlere mi almadılar da 21'ini bekliyorsun heyecanla deseniz, ona da hayır. :)

Bu yılın en büyük şoku: Kendimi bildim bileli ilk defa bir doğum günümü unuttum. Dün gece ilk kutlayanlar gerçekten beni şaşırtmayı başardılar. Eğer bir on dakika daha gecikselerdi bugünün doğum günüm olduğunu Teknosa'nın mailinden öğrenecek ve yıkıma uğrayacaktım. Neyseki sevgili arkadaşlar kurtardılar beni bu yıkımdan :)

Sakin ama güzel bir gündü. İki, hatta üç pastam vardı. Akşamki kutlamada pasta üstündeki doğum günü mesajım çarpıtılmıştı, yaratıcı ve manipülatif hareketler bunlar. (İYİ Kİ PSÖDÖMAKİ!) Birlikte eğlenebildiğim, sohbet edebildiğim insanlarla birlikte olmak güzel, sevgiliyle olmak ayrı bir güzel, her şeye rağmen hala keyifli vakit geçirebilmek çok güzel.

İyi ki doğmuşum, di mi ama?

PS: Kocaman Eiffel kulem var!!! Sırf onu komidinimin üzerine koyabilmek için odamı yerleştireceğim. Ah bu bendeki Fransa aşkı...