Okudum, okuyamadım.

    Kitap okuma açısından pek de verimli bir yarı yıl tatili geçirdiğimi söyleyemeyeceğim. Eh, ikiz teyzesi olmak zor iş. Yeni çok fazla şey okumadım ama eskilerden tekrar okuduklarım oldu. Bir de yarım bıraktıklarım.
    Saplantı Ken Grimwood ve Jodi Picoult karışımı gayet heyecanlı başladı ve finale kadar çok güzel devam etti. Sürekli bir twist bekledim durdum, düğümün nerede çözüleceğini öğrenmek için saatlerce kitabın başından kalkmadığım oldu. Sonra kitap bitti. Öylece bitti, ben de beklediğimle kaldım. Ama olumsuz eleştiremiyorum; yavan bitti diye tüm kitabın hakkını yiyemem, son sayfalara kadar gayet güzel gidiyor.

     Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? bir yan kitap aslında. Harry Potter'ın sihir dünyasındaki fantastik canavarlar hakkında kategorilere ayrılmış bilgiler edinebiliyoruz. Kitapta Dumbledore önsözü var. Basılmış olan kitap sözde Harry'nin ders kitabı, üzerinde Harry, Ron ve bazen de Hermione'nin notları yer alıyor. Tabi ki bunlar ders notlarından çok ders arasındaki muhabbetleri içeriyor. Ben her okuyuşumda tekrar zevk alıyorum ve keşke benim ders kitaplarım da böyle olsaydı diye düşünmeden edemiyorum. Hiç şikayet etmeden astronomi bile çalışırdım!

     Yine adından anlayacağınız üzere sihir dünyasının en önemli sporu olan Quidditch üzerine bir kitap. En ünlü takımlar, fauller, kurallar, efsanevi oyuncular, Quidditch'in tarihçesi gibi çok ayrıntılı düşünülmüş keyifli bilgiler içeriyor. Harry Potter hayranlarının asla kaçırmaması gereken bir ikili bir üstteki ile bu kitap.

    Bu iki arkadaş da başlayıp bitiremediklerim. Ken Grimwood'u normalde çok severim, Kayboluş ve Sil Baştan inanılmaz beğenerek okuduğum kitaplardı ama bunun ilk sayfaları beni pek çekmedi. Sonra elimden bırakınca bir daha başlayamadan kitabı almadan Ankara'ya geldim.
    Orhan Pamuk okumayı beceremeyenlerdenim. Ancak bu konuda suçu kendimde aramıyorum maalesef. Ödülleri olabilir ama hem zevkler ve renkler tartışılmaz, hem de Orhan Pamuk kitaplarını yurt dışında sevdirenin çevirmen faktörü olduğunu düşünüp, çevirmenlerini tebrik ediyorum. Yoksa adamlar gelsin bir orijinalini okusunlar da fenalık geçiriyorlar mı geçirmiyorlar mı görelim.

Hiç yorum yok: