Müt-ter öğrencisiyseniz ve ikinci sınıftaysanız...

(O değil de Mütter Museum diye bir şey varmış, ilginç...)

    Hayat gerçekten zor olabiliyor. Yani ilk hafta daha ekle-sil bile başlamadan durun birden bire ders anlatma, ödev verme bombardımanına tutmayın, değil mi ama? Şimdiden bitirmem gereken bir kitap, incelemem gereken bir şiir, gözden geçirmem gereken iki yazı var. Henüz haftanın yarısında olduğumuzu da belirtmek isterim.
    Şikayetçi miyim? Aslında hayır. Erken kalkma kısmında zorlandığım oluyor. (Bir de erken kalkmam gerekmeyen günlerde sabahın köründe kalkıp saati 10-11 falan sanıp kalkıp giyinip henüz 08.53 olduğunu görüp cinnet geçirmenin kıyısına geliyorum, o da ayrı konu.) Yine de bomboş oturmaktan çok daha iyi.
    Okul yorucu hale geldiğinde şikayet etmeye başlıyorum ama yarın diplomamı verip "Hadi yeter bu kadar, git istediğin gibi yaşa!" deseler... Ne yapacağımı şaşırırım. Son derece mutsuz olurum, hatta reddederim muhtemelen. Mezun olmaktan korkuyorum bu aralar niyeyse, ne yapacağım konusunda kesin bir fikir sahibi olamamak ürkütüyor. (Gelişmiş bir ülkede yaşasam belirsizlikten sakınma bu kadar yüksek olmazdı işte! Yaşasın kültürler arası iletişim dersi bilgilerim :p)
    İlk defa bir döneme "Çok pis çalışıcam, not tutucam, günlük temize çekicem." gibi kendi kendimi gaza getirerek başlamadım. Belki bu sefer ters etki yapar da adam gibi çalışırım diye umuyorum.

Hiç yorum yok: