Bye-ram

    Bayram gerçekten çok abartılı bir şey; hele de geniş bir ailenin mensubu olarak aile büyüğüyle yaşıyorsanız, kabusa dönüşebiliyor. Sadece sevdiğiniz insanları seçip alabilseniz yılın en güzel zamanı bile olabilir, ama maalesef öyle bir seçme şansımız olmuyor. Hele de servisten sorumlu aile elemanı görevi görmek zorunda kalıyorsanız (ki bunlar genelde 15-25 yaş arası genç kızlarımızdan oluşurlar) ağlayacak hale gelebilirsiniz.
    Bir kere yorgunluk tarif edilemez, onca misafire yemek/tatlı/çay/kahve/meyve servisi yapmak başlı başına bir problem. Üstüne bir de bitmek tükenmek bilmeyen sorular, yorumlar, öğütler, anılar derken vücut kendini kapatma eğiliminde bulunmaya başlıyor. Tabi ki bununla da bitmiyor. Mümkün olan tüm problemler sizi buluyor. Aksi düşünülemez zaten. Evren bulduğu bütün negatif enerjiyi üzerinize fırlatmaya devam ediyor, bir nevi ne kadar güçlü olduğunuzu sınıyor bence.
    Kendi adıma konuşmam gerekirse ben yine de (her ne kadar pilim bitmiş vaziyette de olsa) devam ediyorum. Ama artık en azından bir iki ufak şey yolunda gitmeye başlamazsa...
   Onu da o zaman düşünürüm.
    Evet blog, yine son derece depresifim.

Hiç yorum yok: