maşlık

    İnsanoğlu çok ilginç, ya da benim yapım bir garip, çözemedim. Bir şeye üzüldüğümde kendimi ifade etmek yerine daha beter sus pus oluyorum. Ağzımdan çıkan her kelime o kadar büyük bir yorgunluk sebebi oluyor ki konuşmak ya da düşünmekten kaçabildiğim kadar kaçmaya çalışıyorum. Ama bunu yaparken de dışarıdan umursamaz görünmemek için çaba sarf edemiyorum. Böylece olayları düzeltmeye bile tenezzül etmiyormuş, önemsemiyormuş imajıyla aslında içim kan ağlayarak dolanıyorum ortalarda.
    Şu bir paragrafı yazarken maraton koşmaktan beter yoruldu zihnim. Zaten özellikle hissettiklerini ifade etmekte çok büyük zorluk çeken bir insanım. Aklımın içinde dolananları anlatabileceğim bir dil bilmiyorum belki de henüz. Benim için en kolay yöntem sarılmak sanırım. Yani benim için normalden fazla bir anlamı var sarılma eyleminin. Ki bir insana kolay kolay sarılmam. Seni seviyorum demek gibi bir şey, onun daha içten olanı hatta bence.
    Ne yapacağını bilememek çok kötü bir his. En kısa zamanda her şeyin yoluna girmesini diliyorum; biraz huzur çok iyi gelirdi şu an...

Hiç yorum yok: