Vampir istilası!

True Blood'da içeriği bile bilmeseniz bile önce bu şarkıya kapılıyorsunuz zaten!

    Daha önce bahsettim mi bilmiyorum ama The Vampire Diaries son dönem favorilerimden biri olmuştu. Her ne kadar Ian Somerhalder hatrına izlemeye başlamış olsam da 2 sezon ne ara bitti fark edemedim bile. Şimdi de True Blood izlemeye başladım, ikinci sezona geçmiş bulunmaktayım.

    Önce bu vampir sevgisinin temelinden ve nasıl ilerlediğinden söz edeyim:

*Henüz daha mini mini bir ilköğretim öğrencisiyken başladı benim vampir sevgim. 20-25 kitaplık bir "Küçük Vampir" serisi okuyunca ister istemez sempati duyuyorsunuz. Rüdiger, Anton, Anna, Bıçkın... Hala karakterleri unutmamışım üstelik!
*Alacakaranlık serisini unutmamak lazım. ikinci ve üçüncü kitapları tek gecede okumuştum. Ah Edward ah... (Filmleri için de beğendiğimi söyleyebilsem keşke, ama gerçekten kitaptan sonra çok yavan kalmıştı. Yan karakterler iyi seçilmişti denebilir ancak ana karakterler hiç oturmamıştı oynadıkları rollere.)
*Ardından bir iki ay kadar önce Bram Stoker'ın Dracula'sını okudum/izledim.
*Ama beni asıl bağlayan nokta The Vampire Diaries oldu.
*Şimdi de True Blood bağlılık yeminine imzasını atıyor diyebilirim sanırım. :p


    Gelelim yorumlarıma... The Vampire Diaries Alacakaranlık'a daha yakın bir vampir mantığını benimsemiş. (Ama Alacakaranlık'tan daha önce yazıldığını özellikle belirtmek istiyorum burada.) Romantizm biraz daha ön planda; insani özelliklerini kaybetmemiş, insanlıktan çıkmamış bir vampir imajı veriyor. Evet ortada bir sürü vampir, cinayet, kan falan var ama bu olaylar da genellikle aşk çevresinde dönüyor. (Sezonu da çok garip bir yerde bitirdi, sanırım Ankara'ya gidince kitaplarına dalış yapacağım, yoksa merak kediyi öldürecek.)


    True Blood da gayet güzel gidiyor da, ben Bill'i sevemedim sanki. Yani güven vermeyen bir tip. Tamam adam vampir o kadar da olsun ama... Kız o kadar fedakar ve kabullenici falan, adamda tık yok. Tabi diğer sezonları izlemeden yargısız infaz yapmamak lazım. Vampir olayına en farklı yaklaşımı da True Blood başarmış diyebilirim. Yani diğer tüm vampir dizi/film/kitaplarında vampirler gizlenme eğilimindedirler. True Blood buna bir son verip çok farklı çıkıyor karşımıza, tabuları yıkıyor desek yeridir.

Hiç yorum yok: