Bomboş yaşıyoruz!

Hayatım bir sürü boş kümeden oluşuyor.

    Kendini boş hissetme hastalığına tutuldum, varsa öyle bir şey tabi. Eminim ki bunu yaşayan tek insan da değilim. Birkaç ay içerisinde 20 yaşına gireceğim. Henüz isteyip de izleyemediğim yüzlerce film, okuyamadığım yüzlerce kitap, dinlemediğim binlerce şarkı var.
    20 yaşına girmek üzereyim ama istediğim çoğu müzik aletini henüz elime bile alamadım. Yan flüt çalmak istiyorum mesela, kemanın hayran olduğum sesini ben de çıkarabilmek isterdim, birkaç gündür evin önünden gelen akordeon sesi beni mest ediyor, elektro gitara zaten yıllardır aşığım. Tek yapabildiğim org, bir başka deyişle klavyeyle "oynamak". Sıfır da değilim ama çalabildiğimi iddia etmek abartı olur.
    20 yaşına girmek üzereyim ama neredeyse hiçbir spor dalıyla alakam yok. Bir ara basketbola sarmıştım kafayı, için kötüsü ilerletsem gerçekten güzel oynama kapasitem vardı. Bunu bilmek acıtıyor insanın içini. Ama imkan olmadı işte, şimdi topu elime alsam anca sektiririm herhalde.
    En az bir dansta gerçekten çok iyi olmak isterdim. Tabi şu andan sonra ne kadar çabalasam boş, özellikle dans etmek küçük yaşlarda başlanması gereken bir şey. Şimdiden sonra öğrensem de istediğim düzeye gelmez. Buz pateni yapmak istiyorum mesela, hem de nasıl! Ama geç artık.
    20 yaşına girmek üzereyim ama öğrenmek istediğim dillerin sadece 2'sini biliyorum, hatta birini tam olarak biliyorum bile diyemem. Aynı yaşlarda olup da 6-7 dili akıcı konuşan insanlara deli gibi imreniyorum.
    Hayatımın 20 senesini geride bırakmak üzereyim, bilgisayarla epey haşır neşirim. Özellikle cinsiyet/bilgisayar bilgisi oranını göz önünde bulundurursak bir çok hemcinsime oranla çok çok üst seviyedeyim. Grafik ve photoshop programlarıyla ilgilenmeyi ayrıca seviyorum. Ama dönüp baktığımda ne öğrendim, ne yapabiliyorum? Yapmak istediklerime oranla kadar sınırlı sayıda ki...
   20 yaşına girmek üzereyim ama henüz doğduğum yer dışında tek bir ülke gezmedim. Yurtdışını bırak kendi ülkemi bile hakkıyla gezemedim henüz. Hatta gezmeyi bırak yıllardır tatil yapmadım yav! Zonguldak-Ankara arası gidip geliyorum sadece. Ankara'nın, Zonguldak'ın bile gidip görmediğim yerleri var, deliriyorum böyle düşündükçe!
    20 yaşına girmek üzereyim ama geriye dönüp baktığımda ve kendime "Ne yaptın?" diye sorduğumda spesifik bir cevap verememek canımı yakıyor. Yapmak istediğim şeylerin çoğunu yapmadım, yapamadım. Düşündükçe boşluğa düşünüyorum. Gerçekten boş boş yaşamış/yaşıyor olmak o kadar sinir bozucu ki!
    İşin daha sinir bozucu yanı ise, bu yazıyı yazdıktan sonra şu ana kadar yaşadığım hayatıma devam ediyor olacağım. Gelecekten de çok hayır varmış gibi görünmüyor yani. Öf vallahi sinirim bozuldu.

1 yorum:

hindiba dedi ki...

Yaşayabilmişlik ya da tam tersi hayatın sana verdiği şansla doğrı orantılı sanırsam.İnsanın,özellikle 20'sine merdiven dayamış hayatının başında bir genç kızın, böyle soruları sorabiliyor olması bile birşeyler yapabileceğinin teminatıdır bence :)