Pembe panjurlu ev mi kaldı artık?


    Ben mi sevgili olmayı başaramıyorum yoksa diğerleri mi köle modunda yaşıyorlar? Ben mi gerçek aşk, gerçek sevgi dedikleri şeyi kaçırıyorum? Karşınızdakinden aynı ilgi, sevgi ve anlayışı göremedikten sonra kör kütük aşık olunmaz. Yok öyle bir şey yahu! Sevgi paylaştıkça artar klişesini bile bilmiyorsanız nasıl yaşamaktır o?
    Birincisi, ben sevgili olamadığıma inanmıyorum. Elbette hatalarım olacaktır ama bir insana sonuna kadar hoşgörü göstermek değildir sevmek. Ya da bir gün ölse umrunda olmayıp, diğer gün canım cicimli olmak da değildir. O ne değişken bir sevgidir? Aşkta gurur bal gibi olur. Kavganın bile bir dozu, bir sınırı vardır. Karşındakini gerçekten seviyorsan küfretmezsin yahut "öl, verem ol, gözüm görmesin seni" tarzı laflar etmezsin, edemezsin. Hadi manyaksın ettin diyelim, ertesi gün nasıl sarılıp, öpüşüp barışabiliyorsun? Daha dün başka şeyler düşünüyordun sen, yalan mı? Ya da diğer taraf için düşünürsek, nasıl affedebiliyorsun? Kızınca sana ne dediği belli olmayan bir insana güven olur mu? Öyle biriyle bir ömür geçer mi? Çevrede o kadar çok örneği var ki, şaşırıyorum.
    İkincisi, gerçek sevginin yukarıda belirttiğim şartlarda yaşamını devam ettirdiğine de inanmıyorum. Hastalıklı bir sevgidir o olsa olsa. Bir gün kırk derece ateşle yataklara düşüp, ertesi gün maraton koşabilecek kadar iyi hissettiğinizde sağlıklı olduğunuza mı inanırsınız? Eğer öyleyse yanılıyorsunuz. Vücudunuzda bir yerde muhtemelen bir problem vardır, sadece o an için aktif değildir. Bu turp gibi olduğunuzu değil, önemsememeye devam ettikçe yayılıp büyüyecek nur topu gibi bir rahatsızlığınız olduğunu gösterir. İlişkilerde de durum böyledir.
    Bir de ne olur daha ilk günlerden “Evlenicez biz!” planlarına başlayıp hayaller kurmayın. İki nedeni var bunu belirtmemin: Birincisi ne kadar çok güzel hayal kurarsanız ilk sarsıntıda o kadar çok hayaliniz zedelenmiş olur. İkincisi de bir durun arkadaşım, dereyi görmeden paçaları sıvamanın alemi ne? Kim bir ilişkiye ayrılmak için başlar ki? Ama evlilik, çoluk çocuk… Oyuncak değil böyle şeyler, evciliğe çevirmeyin ilişkinizi. Size yazık oluyor sonra. Yukarıdaki gibi ilişkilerin evliliğe dönüşmesi yüzünden de şiddetli geçimsizlik oranında inanılmaz bir artış var tabii ki. Kim gerçek bir ilişkiye “Aman zaten ayrılıcaz.” diye başlar ki?
    Bir de şöyle bir gerekçe var ki çevrede ben ve benim gibileri canından bezdiriyorsunuz. İnsanı ilişkilerden soğutan hal ve tavırlar belli bir dozun üzerinde zehirlenme etkisi yaratıyor.

Hiç yorum yok: