"bu da sana kapak olsun" mode on


    Hani bir şey dersiniz de evrenden anında cevap gelir ya... Yani normalde gelir mi bilmiyorum ama bana bu aralar en fazla bir gün sonra geliyor. Bak benim kolam dökülmüyor, diyorum; iki dakika sonra üzerime kola damlatıyorum. Ben düşmem, diyorum; beş dakika geçmiyor, tökezliyorum. En güzel kapak da dün akşam İstanbul'dan dönerken gerçekleşti.
    Dün gün boyu sevgili sevgilime tavır yapmakla meşguldüm. Pek haksız olduğuma inanmasam da bitti gitti, an itibariyle uzatmıyorum. Yer yer oluşması kaçınılmaz fikir ayrılıklarını böyle atlatıp anlamayı öğreneceğiz sanırım, başka çare yok. Dünü mahvettiğim için de İpek'ten epey bir tavır yemeyi bekliyordum ama o anki sinirli halimi görünce üzerime gelmedi canım benim. Her neyse konumuza dönüyorum.
    Akşam itibariyle sinirler normale dönmüş, kendimize gelmiştik. Otobüste önümüzde oturan sevgili hocamız otobüsün mikrofonunu aldı şarkılar söylemeye başladık. Arada bir yerde her zamanki Fransızca aşkımla Si l'amour exist encore'lar Salut'ler söylemeye başladım ben de sessiz sessiz. Bir ara Adieu Jolie Candy dememle, hocamız döndü şarkıyla ilgili bir anısını anlattı.
    Taa çocukluğundaki sevgilisiyle şarkılarıymış. Ama bir süre sonra kopmuşlar. Bir kaç yıl önce bir telefon almış, bu şarkıyı söyleyen bir ses... Onca yıla rağmen o masum sevgi bitmiyormuş, dedi. Yıllar önce ayrıldıkları yerde görüşmüşler tekrar. Eğer ayrılmasalarmış, belki hocamız da sonradan evlendiği kişiyle de çıkmaya başlamayacakmış ve her şey farklı olacakmış belki de.
    Sizin yaşlarınızda önemli görünen ama sonradan gülüp geçeceğiniz sorunlar için kapris yapıp sevgileri harcamayın, dedi. O an "Aşk Tesadüfleri Sever"in devam senaryosunda gibi hissettim kendimi. Kabul etmek lazım, evrenin mesajı bu sefer çok açık sanırım.

Hiç yorum yok: