bu tatil ne ara bitti?

    Günlerin bekleyişi sona erdi ve sonunda danışmanımdan ders programları geldi. Geldi ama aklıma yeni yeni düşünceler sokmayı da ihmal etmedi. Üstten ders almak gibi bi fikrim yoktu, ne olduysa bir anda oldu.
    Çarşamba günümün Fransızca'dan başka seçmeli almadığım için toptan boş olmasına alışamadım bir kere. Diğer günler de derslerim hep öğlene doğru başlıyor. Önümüzdeki yıl da çoook yoğun olma ihtimalimi göz önünde bulundurarak bazı dersleri bu seneden alsam mı diyorum şimdi. Kültürler Arası İletişim'i ders programıma ekledim bile; Çeviri Araçları için düşünüyorum hala. Aslında Alper Hoca'yla Çeviri Araçları da çok keyifli olabilir, ama çarşamba boş mu kalsa? Kararsız görünüyorum ama muhtemelen onu da ekleyeceğim listeye. Şube seçme derdi var şimdi de, hangi şubede kimleri tanıyorum iyice bir araştırmak lazım.
    Salı günü de Fransızca kursum kesin olarak başlıyormuş, Levent Hoca arayıp söyledi. Çarşamba da tiyatro çevirisinin ilk 5'li atölyesini (3 kişi olarak) yapmaya karar verdik. Bizimkilerden biri toptan çıkıp yerine kimse konmayınca, biri de Ankara'ya gelemeyeceğini söyleyince.. Az olsun öz olsun, iyidir.
    312'yi de etüt odası gibi kullanmaya başladım, Speaking Club'lar orda, atölye orda.. Gündüz boş ve sessiz oluyor diye vize haftaları gidip ders çalışmaya falan başlarsam şaşırmayın. Bir de dergiye sponsor olurlarsa

rocks.

    Yoğun program konusunda sınır tanımamaya devam ediyorum, gittikçe daha da dolu hale geliyor hatta. Haziran gibi ne halde olurum, şimdiden merak etmekteyim. Hadi bakalım bana kolay gelsin.

Hiç yorum yok: