nerde o eski çizgi filmler.. vol1

    Malum yurtta televizyon izleme imkanı olmadığı için kendimi eve atar atmaz kumandayı elime alıp kanal değiştirmeye başladım. Artık önüme ne gelirse, film, dizi, çizgi film diye düşünüyordum ki aman yarabbi! Çizgi film olayının son demlerini yaşadığını gördüm. Ne kadar dandik, ne kadar anlamsız hale gelmiş ve mekanikleşmiş her şey! O zaman hadi biraz eskiyi hatırlayalım, those were the days my friend eşliğinde.. Oldies are the besties!

The Smurfs (Şirinler)


    "Bir gün ormana yolunuz düşerse etrafı dikkatlice dinleyin. Belki Gargamel'in çığlıklarını duyabilirsiniz. Hatta iyi bir çocuk olursanız, belki şirinleri bile görebilirsiniz!" Hala ezbere hatırlıyorum. Bebek şirin ve küçük şirinlerin olduğu zamanlar çok güzeldi ve hatta bir ara zaman yolculuğu yaptıkları bölümler bile vardı. Tekrar olsa tekrar izlerim, tekrar izlemek isteyecek de bir sürü insan olduğuna eminim. Hollywood'un yapacağı filmi merakla bekliyorum. Mavi bir Eyfel Kulesi gördüm sanki!

Wunschpunsch (Büyücüler)


    Kentin mutluluğunu bozmaya çalışan iki beceriksiz büyücü, onları engellemeye çalışan bir karga ve kedi. Çoğu insan bilmez muhtemelen ama gerçekten eğlenceli bir çizgi filmdi. Fox Kids'te izliyordum yanlış hatırlamıyorsam.

Eek the Cat (Kedi Eek)


    Yemek konusunda sınır tanımayan sevgilisi Annabel ve onun Eek'ten nefret eden köpeği Sharky. Bir de Eek'in bir arkadaşı vardı, onun adını hatırlayamadım. Bilen varsa bana ulaşsın :)

Care Bears (Sevimli Ayıcıklar)


    Uzuuunca bir süre Neşeli Ayıcıklar olarak aradığım için bulamadığım çizgi film! Hepsinin karnında ayrı bir resim vardı, hepsi farklı bir duyguyu temsil ediyordu. Gerek duyulduğunda karınlarından ışıklar saçarak temsil ettikleri duyguyu yayabiliyorlardı. Çok da sevimliler!

The Flintstones (Taş Devri)


    Açıklamaya gerek var mı? Bam bam bam!

The Jetsons (Jetgiller)


    Elroy, çocukluk aşkım! 3-5 saniyede saç şekli ve rengi değiştirebilmek, beğenmeyince eski haline döndürebilmek en çok özendiğim teknoloji sanırım. Jetgillerin yeri çok başka benim için, hala.

The Jetsons Meet The Flintstones


    Bunu da çoğu insan hatırlamıyor ama çok keyifliydi, Jetgillerin Taş Devri'ne geçişi, tabi ki onlar için kabus gibi bir şey. Ama Çakmaktaş ve Moloztaşlar için de garip bir durum tabi ki. Denk gelirseniz mutlaka izleyin!

Alf 



    Çizgi film değil ama 8 hayati organından 4'ü mide olan, favori yiyeceği kedi olan Alf'i atlayıp geçemedim. Pizza düşkünlüğümün temelinde Alf yatıyor olabilir!

Catdot (Kediköpek)


    Aynı vücutta iki birbirine zıt varlık. Tek sorun kedi-köpek olmaları değil. Zeki bir kedi ve aptal bir köpek olmaları da bir problem. Kılçık-kemik şekilli evlerinde kavga gürültü eksik olmadan yaşayan iki.. pardon, bir canlı onlar.

Johhny Bravo 


    Karizmatik, yakışıklı, kadın ruhundan anlar; aşk doktoru. En azından o kendini öyle sanıyor.

Cedric


    "Sekiz yaşındaysanız ve aşıksanız hayat çok güzel." Bu da umutsuz aşık, 9'una giremedi gitti. Bir ara Cine5'te yine yayınlanıyordu ama artık yok sanırım. -Unutmadan söyleyeyim 19'unda da fark etmiyor Cedric, hayat yine güzel! :) -

RugRats


    Chucky, Tommy, Lil, Phill ve tabi ki adında büyük bir irony barındıran Angelica. Bir bebek grubunun hayatı ancak bu kadar güzel anlatılabilir.

All Grown Up! (Neredeyse Büyüdü!)


    Bizim bir üstteki elemanların büyümüş halleri. Bu çok uzun sürmedi; ya da ben takip edememiş de olabilirim, emin değilim. İzlemek çok keyifliydi zaten onu bir kenara bırakıyorum; karakterleri ve kişiliklerini koruyarak sadece yaş grubunu değiştirerek yeni bir çizgi film yaratmak kolay olmasa gerek, çok başarılıydı.

Felix the Cat


    Sonradan rengi değişti, adı Sonic falan oldu, ama bildiğin bizim Felix benim için o. Yapımcılar farklıysa epeeey bi etkilenmişler. Tip nerdeyse aynı, sürekli bir dünyayı kurtarma telaşı falan. Ama Felix çok daha güzeldi, bir espri anlayışı vardı en azından.

Bobby's World (Bobby'nin Dünyası)


    En güzellerden birini bu yazının sonuna sakladım. Hayatı bir çocuğun hayal dünyasından izlemek ister misiniz? Evet diyorsanız kesinlikle Bobby ile tanışın. Böyle bir hayal gücü başka kimsede olamaz. İlk harçlığını (bozukluklar şeklinde bir dolar) aldıktan sonraki hali gözümün önünden gitmiyor: (sinsi sinsi ellerini ovalayarak) Nihaha, zenginim.. ehehehe, çok zenginim..

İzlemekten hiç bıkmadığım introlardan biridir sanırım Bobby'ninki:


to be continued..

Hiç yorum yok: