exams to write, movies to watch, books to read, activities to join and stuff

    Ne güzel böyle iki vize kala sinüzit tehdidine maruz kalmak! Haftaya 3 ödev teslim etmeyeceğim sanki, diğer hafta finallerim başlamayacak sanki! Bu akşam film gösterimine gitmeyeceğim sanki! Yarın kur atlama sınavım yok sanki! Bir yandan konferans için afiş hazırlamaya çalışmıyorum sanki! Cumartesi sınıf yemeği, pazar speaking club yok sanki!

__________
    Ne zamandır okuduğum hiçbir şey ile ilgili yorum yazmıyorum, değişiklik olsun:


    Sil Baştan'ın ardından bir Ken Grimwood daha okuduktan sonra her kitabı okunacak, en azından göz atılmadan geçilmeyecek yazarlar listeme eklemiş oldum kendisini. Kayboluş haftalardır Dost'ta gidip gelip baktığım, ama Olgunlar'a gitmeye üşendiğim için bir türlü okuyamadığım bir kitaptı. Finali bana çok tuhaf gelse de son dönemlerde en hızlı okuduğum kitap oldu.
    İskender Pala'nın dilini sevmek başka, okumak başka sanırım. Adamın kitapları elimde sürünüyor. An itibariyle de "Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk"ı okumaya çalışıyorum. "İki Dirhem Bir Çekirdek"i ne aramıştım, ne aramıştım.. Güzeldi, farklıydı. Arada Elif Şafak'ın "The Gaze"ine de başladım. Ne ara okuyup bitireceğim ben bunları?
__________

    Yahu ben tam "Ders çalışmak istiyorum, artık ders çalışmayı sevmeye mi başladım ne? Dersler de keyifli bu aralar zaten.." derken bir internetin gitmesi, bir hasta olmam.. Evrenin bana "Hayır, çalışma!" deme şekli mi bu?
    Speaking Skills finalim de bomba. Hoca 15 ayrı konu verecekmiş, biz hepsine hazırlanıp gidecekmişiz, sınav sırasında içlerinden birini seçip konuşmamızı isteyecekmiş. Yok artık lebron ceyms. Daha "mutlu" olamam sanırım!! -Burda gördüğünüz gibi unconventional punctuation kullandım, bariz bir irony var, ki bu da benim Reading'teki Figures of Speech'le kafayı bozduğumu gösterir.
    Haftaya çarşamba da konferans var.  Daha yoğun olamam sanırım! Ve evet burda gayet literal meaning kullandım. Dağılabilirsiniz.

Hiç yorum yok: