iğneyi kendime, çuvaldızı.. hiçkimseye umarım


    Son 48 saattir toplamda 2,5 saatlik uykuyla duruyorum. Gayet güzel yatağımda yatıyorum, hatta çoğunlukla gözümü bile açacak halim olmuyor. Ancak uyku fazına geçemiyorum.

    İlk günün uykusuzluğu ile 8 saat ders + 3 saat kurs nasıl geçti hala tam algılayabilmiş değilim. Ancak ikinci uykusuz gecenin ardından Sıhhiye'ye gitmek, afişlerin onaylanmaması, gelip Beytepe'de Edebiyat Dekanlığı'na onaylatmak, asmak, Aymil hocayı aramak, afiş imzalatmak derken şu an nerde olduğumdan tam olarak emin değilim. Jölemsi bir yaşam formu gibi hissediyorum kendimi, ama yine de uyku namına bir şey yok. Umarım yorgunluğun ardından güzelce uyuyabilirim.

    Bu gece de böyle geçerse yarın ne halde olurum bilmem. Sinemaya da gidemedim, iyi mi?! Yarın ya da öbür gün kesinlikle gideceğim ama, orda uyuyakalmam umarım.

    Artık mahkeme kararı çevirime başlasam iyi olacak, şaka maka derken vakit azalıyor iyice. Şimdi de Shakespeare'in hayatı ve yaşadığı dönemle ilgili bilgi edinip, 66. sonesinin üç ayrı çevirisini ve analizlerini okuyup, adecuacy ve acceptibility kavramlarına göre değerlendirecekmişim. Ne mutlu bana. Benim aklımda ise Chuck izlemek vardı, sizce hangisi galip gelecek?

İşte markasına kadar tam bunlardan birindendi.

    Ahh, az daha unutuyordum! Günün en güzel anısı ise toplu iğne yutmuş olmam. Hadi hayırlısı bakalım..

1 yorum:

gürültü dedi ki...

olm onun neresi toplu iğne bildiğin çivi o ahahah