başlık maşlık vize mize fantastik mantastik

İlk iki vizemi oldum. Ocaktan beri girdiğim ilk sınavlar bunlar, çok garip bir duygu aylar sonra.. Günlerdir blog yazmak için yanıp tutuşuyorum, lakin vakit bulamıyorum azizim. Derslere de girmedim adam gibi, nereye gidiyor bu zaman?

Business writing fiyaskoydu resmen. Sınıfta yaptıklarımızı kalıp şeklinde ezberlemek üzerineydi. Reading vizesinde en azından örnekler üzerinden gidiyorduk; coherence, cohesion, meronymy falan. Allahtan hoşuma giden kelime gruplarını direk zihnime kaydedebilmek gibi bir yeteneğim var-mış. Sezen hocayla "önemli kalıp" anlayışlarımız da büyük ölçüde uyuşuyor-muş.

Ders + vize + Fransızca kursu şeklinde mükemmel bir programım vardı bugün. Yorgunum; üstelik çok sebepsiz ve hatta yersiz bir şekilde mutluyum.

Kendime kimsenin kim olduğumu bilmediği bi blog açıp rahaaaat rahat yazmaya başlamayı düşünüyorum bu aralar. Yazmak istediğim onca şeyi en sade hale çevireceğim derken kitlenip kalıyorum. Hayır derdim ne bi bilsem, sanki devlet sırrı yazıyorum. Bu aralar tek şey hakkında yazmak istiyorum, lakin yazamıyorum.

Güzellik ya, her hali adorable, yerim. Öyle içimden geldi bi an.
Adorable kelimesinin de bendeki değerinin tam Türkçe bir ifadesi yok, bilmiyorum niye. Yoksa konuşurken İngilizce kelime kullanma yanlısı bir insan değilim.

İlk defa bu kadar sürrealist bir blog yazdım, kalıplarımı yıkıp. Kelimelerim anlamlı sıralara girip düşüncelerimi anlatan cümleler oluşturmak yerine, bilinçaltımda meydana gelen psikolojik değişimlerle etkileşime girerek bir bütün oluşturuyorlar. Öyle ki, bilinçüstü varlığım şu an ne dediğimi anlamakta zorlanıyor. Ahah hakikaten ne dedim ben tam olarak burda? Çok fantastik bişey oldu bu paragraf, silmeye de kıyamıyorum; bir yandan da gülme krizi tuttu.

Hadi kalın sağlıcakla, ben bir ara toparlanıp makul bir şeyler yazmaya gelirim.

1 yorum:

Elif Ezgi dedi ki...

bu kimsenin bilmediği bi blog açıp bir şeyleri daha rahat yazabilme fikri benden de çıkmıyor:D