Etimolog olucam ben.


    Çeviriden keyifli bir iş yok benim için diyordum, insan büyük laf etmemeliymiş. Etimoloji.. Ah o etimoloji..

    Lexicology zaten en zevk aldığım dersim, alt dallarına da hayran kaldım. Haftada 24 saat lexicology istiyorum, mümkünse.

    Semantics en nötr olduğum bölüm.
Morphology 3. sırada geliyor.
Lexicography şekilleri görerek çalışınca çok keyifli.
Etimolojiye gelince, ayrı bir dünya, ayrı bir aşk

    Sınav tarihleri de belli olmaya başlamış, bayramdan sonra hepsi.
Fransızca'da A2-2 oldum.
Kaliteli bir yayından Fransızca KPDS kitabı arıyorum bu aralar.

    Hasta oldum, günlerdir uykusuzluktan ölüyorum. Yarın Fransızca dersine gitmeyeceğim sabahtan. Sabah uykusu dayanamadığım tek şey sanırım. Gece uykudan ölsem yine de ayakta durabiliyorum, ama sabah uykusunun yerini hiçbir şey tutamıyor. Ama uyumaya vakit bulamıyorum nasıl oluyorsa artık.

    Afiş astım geçen gün, HÜÇEV için, haftaya pazartesi de ilk birim toplantımı düzenleyeceğim sanırım. Bir şeyler yapmak çok keyifli. 6 Kasım'da tanışma yemeği, yakın zamanda film gösterimi derken epey iş çıkacak sanırım. Üyelik kartlarımızı da aldık bugün, hehe.


    İskender Pala'nın İki Dirhem Bir Çekirdek kitabını okuyacağım en kısa zamanda, Alper hoca önerdi. Sözcüklerin, deyimlerin nerelerden geldiğiyle ilgili güzel şeyler var imiş. Bir de Sevan Nişanyan'ın Sözlerin Soyağacı tabi ki. Ne zamandır Olgunlar'a uğramıyorum zaten.

Hiç yorum yok: