ajandama bakmam lazım..


    Sonunda, işte sonunda başladı okul. 7 aydır bu dönemi bekliyorum ben. Şimdiden bezenler, öfleyen püfleyenleri gördükçe kendime şaşırıyorum. Benim en mutlu olduğum anlar, okulda derste olduğum anlar. Yorgunluktan ölüyorum, yalan değil. 24 saat dersin üstüne haftada iki gün 3'er saat Fransızca dersine gidiyorum FKM'ye. Haftaya toplam 30 saat dersim var denebilir yani. Üstüne bir de HÜÇEV toplantıları. Swing kursuna gidebilirim belki, belki HÜFOT'a girerim. Ama halimden memnunum, keyifliyim, ne ararsan var.

    Bi kere hocalar konusunda umduğumdan çok daha şanslı çıktım. Skills hocaları çok tatlılar, ikisini ilk kez gördüm ama hayran kaldım. Lexicology hocama zaten geçen yıldan beri imreniyorum, tam idol ya, olmak istediğim insan modeli, o yaşına rağmen. Simültane çevirmen olması bile yetiyor zaten insana. Dersler de keyifli, kitaba bağlı dersimiz yok.

    HÜÇEV'e de resmi üyeyim artık, öhöm öhöm. Hatta Basın Yayın Birimi Başkanı oldum hehe. İşlevsel açıdan afiş, mafiş türü şeyler ile ilgilenecek olsam da ortam keyifli, aktif rol almak keyifli, etkinlikler keyifli. Parti, parti, parti. Ve tiyatro, çeviri atölyesi, röportajlar, konferanslar. TÜÇEB, HÜModelUnitedNations, yahu ne çok aktivite varmış da haberimiz yokmuş.

    Geçen yıl Adam Fawer'ı alıp Nacho'da ropörtaj yapmışlar. Yok artık dedim. Edebiyat Fakültesinin yanındaki bi kafede oturup Adam Fawer'la konuşmak.
    Ve film gösterimleri, söyleşiler. En sık görülen aktivite; parti, parti, parti.

Odada yalnızım an itibariyle.
Şimdi oturur bir de film izlerim.

Hiç yorum yok: