I'm back.

Bilgisayarım düzeldiiiiii.

Aslında yazacak çok şey birikti ama hangi birini yazayım? Zonguldak günleri ayrı olay, geliş aşaması ayrı.

Hele Beytepe'de geçen 2 hafta.. Yurttayım sonunda, ayların beklentisi bitti. Okul başlasın istiyorum artık, çok keyifli derslerim var. Hocalarımla tanıştım, çoğu çok tatlı insanlar. Yarın ders kaydımı tamamlayacağım.

Son dönemlerde pc'sizliğin de getirdiği boşluk ile okuduğum kitabın haddi hesabı yok. Daha da bir sürü kitap var elimde, bana kalsa Olgunlar'da yaşayacağım da zaten..

Fransızca çok keyifli gidiyor. Gittikçe daha çok mu seviyorum ne? A2 de oldum, okulun bilgi formunda "Bildiğiniz Diller" bölümüne de ekledim, Fransızca-Intermediate olarak. Almanca-Beginner yazmasa mıydım ki diye düşünüyorum hala, hehe.


Ta-taaa 19 yaşındayım son bir saattir. Çok da farklı hissetmiyorum, peh. Sadece bugün çocukluğumdan kalan bişeyi tekrar yaptım. Hani alışveriş merkezlerinde jelibon ve şeker standları olur ya.. Orda midye, deniz atı şekilli çikolatalar olur bi de, içi sıvı çikolata dolgulu.. İşte onların tadına bakanlar bilirler ki, o lezzet unutulmaz. Bugün Kentpark'ta kutuda kalanların hepsini aldım. Hala tadı damağımda. Yanlış bilmiyorsam Guylian markalı bir Belçika çikolatası bunlar. Hey gidi günler, bir bayram kuzenim iki kutu getirmişti, kutulardan biri ilk saatten sonra bir daha asla bulunamadı evde. Hayır ben yapmadım, desem inandırıcı olur muyum?

Bak yine canım istemeye başladı. Bu mereti yedikten sonra diğer çikolatalar hiçbir şey ifade etmemeye başlıyor.

Hiç yorum yok: