bahar geldiğinde mi ben böyle olurum?

2 gün Çubuk'taydım, kuzenin yanında. Annem ve ananem de ordaydı, öyle güzel bir iki gün geçirdik. Sonra  yine eve geldim tabi. Kursa kaçtım direk, evde durmak istemiyorum hiç. Kurs bu aralar çok yoğun, sürekli zamanları işliyoruz; felaket yorucu. Hoş Cemre'yle uğraşmak da çok zor; cadının "eggi abba"sının peşinden banyoda bile ayrılmaması epey yorsa da yine de çok güzeldi..


Konu ananeme gelince, sağlığı gerçekten iyi değil. Söyleyecek çok kelimem yok, umarım acısı sızısı olmaz. Çok üzgünüm sadece, bir yanım hep sızlıyor. Her neyse, çok konuşmamak en iyisi.


Yarın da Eti Fest kapsamında kampüste Teoman konseri var, perküsyon show, Citroen C3 çekilişi falan da olacak. Gitmek görmek lazım.


Fransız Kültür'de de 4 hafta sonunda kur atlama sınavı var, epey çalışmak lazım. Çok konu birikti, çoook. Yine de keyifli; bir günde 3 zaman işlesek de, bunun üzerine olumsuzluk işlesek de, hatta hoca bişeyler daha anlatmaya kalkmış olsa da..


Bahar şenliği programımızı da çok sevdim, her tarzı karıştırmışlar, özellikle ilk 2 günü çok beğendim;


12 MAYIS - CANDAN ERÇETİN , KARMATE
13 MAYIS - PAMELA , DİREC-T
14 MAYIS - MFÖ
15 MAYIS - SERDAR ORTAÇ



ve üzerine de 22 Mayıs'ta açık hava partisi ve su savaşı var efendim. Bir ara su tabancası almak lazım, büyüklerinden. Programım doluyken mutluyum, hem de çok. Ama aradaki boşluklar zor geçmekte..


Bu aralar keyfim eskiye oranla yerinde, Çubuk'a gitmek, festivaller falan derken epey açıldım, kendime geldim. Herkese keyifli bir mayıs diliyorum, başta kendime..

Hiç yorum yok: