3. gün - sıraya dizdin bizi zaman, ayağa diktin bizi duman

Geleneği bozmayayım sıradan gideyim;

Cin Seddi'ni dinleyemedim, kaçırdım geç gittiğim için. Zaten çok durmamışlar sanırım. Bilmediğim grup da değil, büyük kayıp mı tartışılır.

Marsis'te koptuk, kendimizden geçtik tabiri caizse. Korhan Özyıldız'ın hem sesi hem görüntüsü Kazım Koyuncu'ya o kadar benziyordu ki.. Karadeniz havası başka dedirttiler yani, sahneden indiklerinde ayaklarımı hissetmiyordum zıplayıp oynamaktan.

Çilekeş'in canlı performansı hep böyleyse nasıl tutuluyorlar merak ediyorum açıkçası. Hem markete kadar çıkar gibi gel, hem de ses ayarı yapama.. Bas öyle ön plandaydı ki sahnede şarkı söyleyen var mı çözemedim, uzaktan minderlerden dinlerken özellikle.

Aylin Aslım sahnede gayet iyiydi. Çok da tatlı olmuştu kıyafeti, saçı. Gulyabani'de güzel coşturdu özellikle, ama kısa sürdü sayılır. Bir konseri daha olsa gidilir, keyifle de izlenir.

Yüksek Sadakat anlatılmaz yaşanırmış, onu anladım. Sevgili Kenan kendinden geçti, kolonların demirlerine tırmandı falan. Çok enerjiktiler, ister istemez biz de alanda koptuk. Sallana sallana bir hal olduk. Nerdeyse tüm şarkılarını biliyormuşum, şaşırdım kendime.

Duman. Duman. Duman. Canlı dinlenirmiş Duman. 23.35'te bitecek konseri ikiye çeyrek kala falan bitirdiler. Bi gittiler, sonra 15 dk sora gelip az ama öz kaldık, biz bize kaldık deyip devam ettiler. "Etraf ormanlık, nasıl olsa rahatsız olacak ev mev yok, siz gidene kadar burdayız." dediklerinde dalga geçiyolar sanmıştım baştan aslında. Az ve öz dedikleri de alanın yarısı falandı heralde. Hala kafamda dönüp duruyo şarkıları. Olağanüstü bişeydi o birkaç saat.

İnsanlı langırtı oynadık sonunda. 10'a 3 yenildik ama en azından 3 golü de ben attım, gururluyum; iyi bir forvet olurmuş benden. Bol bol erik yedim, mısır yedim, kola içtim. İnsan ne kadar hareket ediyorsa o kadar yiyomuş.

Çekilişler falan vardı birşey de çıkmadı, kısmet Teoman konserindeki Citroen C3 çekilişine artık napalım.

Yorgunluktan ölüyor olsam da şu 3 gün için değdi sonuna kadar. Gece boyu da Supernatural ve Flashforward izledik, kütüphanede yine. Bir an önce face'de bir albüm açmak lazım, fotoğraf doldu her yer. En son abuk subuk espriler yapıyorduk, ateş olmayan yerden duman çıkmaz, dumansız hava sahası istiyoruz gibi neler neler.

Şimdilik bu kadar. Ufak bir ara vermek lazım, yoksa bahar şenliğine falan enerji kalmayacak. Zaten zorda kalınca redbull da işe yarıyor.

Ben Ezgi Su, kampüshaberden şimdilik bu kadar.

Hiç yorum yok: